Atatürk Köşesi Hayatı

Atatürk ve Devlet Mensupları
     Yıl: 1928. Türkiye Cumhuriyeti henüz 5 yaşında. Dünyaya meydan okuyan lider. Yeni Türkiye Cumhuriyetini saygın bir devlet olarak kabul ettirmesinin haklı gururunu yaşıyor o anda. Ankara'nın kordiplomatik mensupları; davet için resmi üniformalarının içindeler.

Atatürk ve Köylüler
     Düşmana diz çöktüren lider. "Milletin Efendisidir" dediği köylülerle birlikte memleket meselelerini konuşuyor. Onlardan biri gibi. Onların yanı başında. Bir taşın üstünde dikkatle dinliyor onları. Ve bir milleti uyandıran lider, o milletle birlikte yürüyor.

Atatürk ve Türk Genci
     1930'un Kasımında çekilmiş bu o an. Sivas'ta bir genç bir sorununu paylaşıyor Ata'sıyla. Bir dilekçe yazmış "O bizim liderimiz.Bir çözüm bulur." diyerek hemen yanına koşmuş. Ve işte o lider. Milletin, halkın lideri. Çok önemsiyor bu genci. Dilekçesini inceliyor ve yakından ilgileniyor.

Atatürk ve Eğitim
     O sadece bir asker. Bir devlet adamı değildi. O her anlamda bir öğretmendi. Matematik, geometri, tarih bilgisiyle yeni nesli Yeni Türkiye Cumhuriyeti'ne yetiştirdi. İzmir Atatürk Lisesi'nde 1 Şubat 1931'de öğrencilerle matematik dersindeydi. Kendine güvenen. Kendinden emin duruşuyla tam bir başöğretmendi.

Atatürk ve Afet İnan
     Manevi çocuklarından biri de Afet İnan'dı Atatürk'ün. Ekim 1925’te İzmir'e geldiği günlerde bir ilkokulda karşılaşmıştı Afet Hanım'la. Afet İnan'ın isteği, öğrenimini sürdürmek ve yabancı dil öğrenmekti. Atatürk de O'nu İsviçre'ye gönderdi.
     Her zaman çağdaş.Her zaman şık ve karizmatikti. Ama o hep bizden biriydi. Samimiydi. Cumhuriyet'in 10'uncu yılı kutlamaları için sunulan sayfalar dolusu sloganı okumuş ve birinin altını çizmişti. "Bunu beğendim" demişti. O slogan şöyleydi: "Atatürk, içimizden biri.'" İşte içimizden biri Atatürk o anda Kızılcahamam'da yere bağdaş kurmuş dinleniyordu.

Atatürk ve Gezileri
     Cumhuriyeti kuran, devrimleri yapan ve Türk halkının yönünü çağdaş dünyaya çeviren Atatürk sık sık yurt gezileri yapardı. İşte o gezilerden birinde çekilmiş bir an. Türk kadınına hak ettiği çağdaş değerini kazandıran Atatürk'ün çevresi yine o çağdaş Türk kadınlarıyla çevrelenmiş.
     Ölümünden önceki yıllardı. Hastaydı ama durup dinlenmeden çalışmaya devam ediyordu. Türkiye Cumhuriyetinin geldiği yeri yeterli bulmuyor. Çağdaş medeniyet seviyesinin üstüne çıkarmak istiyordu. Yorgundu ama biliyordu. Bu işte yorulmak yoktu. Zira O'nun yolundan devam edecek bir nesil düşlüyordu. Siyah-beyaz bir ülkeyi.Karanlıklar içindeki bir ulusu işte böyle renkli bir hale getirmişti. Yola devam etmek gerekirdi.

Atatürk'ün Anıları
1 & 2